Header Ad Img

Forum Left Top

BETONARME PROJELERİMİZDE EN DÜŞÜK BETON SINIFI NEDEN C30 SEÇİLMELİ?

Yapidizayn.net - Yapı Sektörünün Paylaşım Platformu/ BETONARME PROJELERİMİZDE EN DÜŞÜK BETON SINIFI NEDEN C30 SEÇİLMELİ? =>      BETONARME PROJELERİMİZDE EN DÜŞÜK BETON SINIFI NEDEN C30 SEÇİLMELİ? Bülent BARADAN Prof. Dr. DEÜ Müh. Fak. İnşaat Mühendisliği Bölümü Bir


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BETONARME PROJELERİMİZDE EN DÜŞÜK BETON SINIFI NEDEN C30 SEÇİLMELİ?  (Okunma Sayısı 453 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

« : 01 Ağustos 2009, 13:06:45 »

Avatar Yok
Yeni Üye
*

Üye Numarası: 51
Kayıt tarihi: 30 Mayıs 2009, 02:08:50
Nerden: Antalya
Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 2
Mesaj Sayısı: 2

    
BETONARME PROJELERİMİZDE EN DÜŞÜK BETON SINIFI NEDEN C30 SEÇİLMELİ?

Bülent BARADAN
Prof. Dr. DEÜ Müh. Fak.
İnşaat Mühendisliği Bölümü
Bir yapının projelendirilmesi ve yapımı; beş ana ilkenin (dayanım, dayanıklılık, işlevsellik, ekonomi ve estetik) birlikte ele alındığı bir optimizasyon problemi olarak tanımlanabilir. Yapı servis yüklerini ve deprem gibi etkilerden kaynaklanan yükleri belirli bir güvenlikle taşıyabilmeli, planlanan hizmet ömrü süresince dıştan ve içten kaynaklanan yıpratıcı etkilere karşı dayanıklı (kalıcı) olmalı, kaynak israfına yol açmayacak şekilde ekonomik olmalı, ihtiyaca cevap verebilmeli (işlevsel, fonksiyonel), özgün ve estetik bir görünüşe sahip olmalıdır. Tüm bu özellikleri sağlayan yapıların inşası ise ancak, projelendirmeden başlayarak yapım aşamalarının tümünün iyi bir şekilde planlanması ve denetim altında tutulması ile mümkündür.
Yapay bir malzeme olan betonarmenin olumlu özelliklerini sürdürebilmesi kalıcı olmasına bağlıdır. Beton veya betonarme elemanların deprem veya aşırı yüklemenin etkisi dışında da zamanla bozulmaları söz konusudur. Bu nedenle günümüzde, tasarım yükleri için yeterli dayanımı sağlayan betonun aynı zamanda dayanıklı olacağı görüşü terk edilmiştir. Yükler açısından istenen dayanımı sağlayan kaliteli bir betonarme eleman bile tasarım aşamasında dikkate alınmamış şiddetli etkiler altında umulmadık kısa sürede bozularak kullanılmaz hale gelebilir ya da büyük bakım, onarım masraflarına yol açabilir. Bu konunun önemi son yıllarda gittikçe ön plana çıkmaktadır. Nitekim İMO tarafından son düzenlenen Ulusal Beton Kongresinin konusu Dayanıklılık (Durabilite) olarak belirlenmişti. Ayrıca, Yapı Malzemesi lisansüstü eğitim programlarında “Betonarme Yapıların Dayanıklılığı” konusu ayrı bir ders olarak yer almaya başlamıştır.
Son yıllarda arka arkaya yaşadığımız deprem felaketleri, birçok betonarme yapıda betonun proje dayanımını sağlamakta ne kadar yetersiz kaldığını ortaya koymuştur. Ayrıca söz konusu yapıların birçoğunda korozyon olayı sonucu çelik donatı-beton aderansının yok olduğu, çelik donatının kesit kaybı nedeniyle taşıma gücünü büyük oranda kaybettiği, paspayı tabakasının çatladığı veya döküldüğü görülmüştür.
Aslında, doğru dizayn edilmiş, geçirimsiz, kaliteli bir beton, çeliği korozyondan koruyarak yapının dayanımını ve dayanıklılığını istenen düzeyde sağlar. Kimyasal koruma betonun alkalinitesi sayesinde, fiziksel koruma ise ortamda bulunan ve korozyona yol açan maddelerin yapı elemanı içine difüzyonunun önlenmesi ile gerçekleşir. Betonun bu olumlu özelliğine rağmen, uygulamada yapılan hatalar nedeniyle korozyon günümüzde betonarme yapıların servis ömürlerini belirleyen en önemli faktör olarak kabul edilmektedir. Örneğin, pas payı tabakası yetersiz kalınlıkta, geçirimli ve kalitesiz bir betonarme eleman içindeki çelik donatı kısa sürede paslanabilir. Çünkü böyle bir elemanda karbonatlaşma cephesi, klorür iyonları veya asidik sıvılar kolaylıkla çeliğe ulaşabilir. Ayrıca sülfat vb. zararlı maddeler betonu zamanla tahrip edebilir.
Bu hasarlar çoğunlukla yıllar sonra oluşmaktadır. Ancak bazen yapı hizmete girmeden kısa sürede oluşanları da vardır. Bölgemizde de alkali-silika reaksiyonu, sülfat etkisi ve klorür korozyonu gibi nedenlerle hasar görmüş çok sayıda riskli yapı mevcuttur.
Betona ve donatıya zarar veren fiziksel, kimyasal ve biyolojik kökenli etkenler hakkındaki bilgiye [1] No’lu referansla
ulaşılabilir.
Yeni deprem yönetmeliğinin deprem bölgelerinde kullanılacak, asgari beton sınıflarını C16 ve C20’ye çıkarması olumlu değişikliklerdir. Ancak, durabilite, özellikle donatı korozyonu açısından değerlendirildiğinde bu beton sınıflarının yeterli geçirimsizlik sağlamadığı gözlenmektedir. Beton sınıfının yalnızca yapısal kaygılar dikkate alınarak seçilmesi oldukça hatalı bir yaklaşımdır. Örneğin, deniz suyuna ıslanma-kuruma şeklinde maruz kalan bir iskele yapısında C20 sınıfı bir beton kullanılması başlangıçta ekonomik ve uygun bir çözüm gibi görünebilir. Fakat, geçmiş tecrübeler ve saha gözlemleri göstermiştir ki deniz suyundaki klorür iyonlarının yol açtığı donatı korozyonu sebebiyle böyle bir iskele yapısı 5-10 yıl içinde tamamen kullanılamaz hale gelebilmektedir. Bu sebeple beton sınıfı seçiminin, yapının servis ömrü boyunca maruz kalacağı yıpratıcı etkilerin ve yapısal ihtiyaçların birlikte değerlendirilerek yapılması en doğru yaklaşımdır. Uluslararası standartların çoğunda böyle bir ortamda inşa edilecek betonarme bir yapıda betonun en az çimento içeriği 340 kg/m3 ile en büyük Su/Çimento oranı 0.45 ile sınırlandırılmakta ve beton sınıfının C35 ve üzerinde olması zorunlu tutulmaktadır.
Aslında, benzer sınıflandırma, TS 11222 Hazır Beton Standardında ve 08.03.2004’te yürürlüğe girecek ve TS11222’nin yerini alacak Avrupa standardı TS EN 206-1 “Beton, özellik, performans, imalat, uygunluk” Standardında da verilmiştir. İMO İzmir Şubesi Aralık 2003 Yıl: 19 Sayı: 114 44
Ancak, bu koşullar ne betonarme projelerinde aranmakta, ne de bu projelerin denetiminde göz önüne alınmaktadır. TS 500’ün bu konuda bu standartlara zorunluluk içeren bir atıf yapması uygun olacaktır. Standartlarımızın genellikle farklı disiplinlerden gelen kişilerce danışma mekanizması yeterince işletilmeden hazırlanması bazı uyumsuzluklara yol açmaktadır. Bu sorunun biran önce giderilmesi gerekmektedir. Avrupa Birliği uyum çalışmaları kapsamında tüm standartlarımızın Avrupa Normları ile değiştirilmesi bu konuda iyi bir fırsat olarak algılanabilir.
Deprem yönetmeliğimizde verilen en düşük beton sınıfı C16-C20, TS EN206-1 standardında zararlı yıpratıcı hiçbir etkiye maruz kalmayacak ve donatı korozyonu riskinin hiç bulunmadığı yapılarda kullanılmasına izin verilen beton sınıfıdır. Bir çok durumda, yıpranma koşulları dikkate alınarak betonun su/çimento oranına ve çimento dozajına sınırlama getirilmesi beton sınıfını kendiliğinden C30 düzeyine çıkmaktadır. Betonun su/çimento oranını ve çimento dozajını denetlemek kolay değildir. Oysa betonun basınç dayanımı kolayca denetlenebilmekte ve toplumda da bu konuda genel bir alışkanlık oluşmaya başlamaktadır. Bu nedenle özellikle deprem bölgelerinde kullanılacak betonlarda, donatı korozyonu yolu ile donatı – beton aderansının yok olmasını önlemeye yönelik olarak en düşük beton sınıfı sınırlamasının düzeyi yükseltilmelidir ve en az C30 olmalıdır. Ayrıca, betonun geçirimliliğini etkileyen en önemli parametreler S/Ç oranı ve bağlayıcı miktarı olduğu için, sınıf dayanımının yanı sıra bunlarla ilgili sınır değerlerin de sağlanmasına özen gösterilmelidir.
Değişik üniversitelerimizin Yapı Malzemesi Profesörleri yeni yapılacak yapıların olası bir depreme karşı dayanıklı olabilmesi için gerekli asgari koşulları ve en düşük beton sınıfının C30 olması gerektiğini 17 Ağustos 2001 tarihinde yayınladıkları bir deklarasyon ile kamuoyuna duyurmuşlardır.
Yeni TS EN206-1 standardında söz konusu beton sınıfı C30/37 olarak verilmektedir. (30 MPa silindir, 37 MPa 15 cm’lik küp basınç dayanımı). Günümüzde Türkiye’de bu kalitede beton üretimi, gelişen malzemeler ve teknoloji sayesinde çok kolay olmasına karşın, 25-35 MPa kalitesindeki beton üretimi tüm kayıtlı üretimin yalnızca % 5’i dolayındadır (C20 üretimi % 46.9). Buna karşılık girmeye çalıştığımız Avrupa Birliğindeki bazı ülkelerin bu sınıftaki beton üretimlerinin tüm üretime oranları Tablo 1’de görülmektedir [2].
Tablo 1 Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerde ve Türkiye’de C30 sınıfı beton üretiminin tüm üretime oranları
Almanya % 63.2
İspanya % 80.0
Avusturya % 40.0
Finlandiya % 85.0
Belçika % 70.0
İsveç % 65.0
İngiltere % 46.0
Türkiye % 5.0
Yapılarda C20 yerine C30 kullanımı başlangıçta bir miktar maliyet artışına yol açıyor gibi görünmesine rağmen, bu miktar tüm yapı maliyeti yanında çok düşük mertebede kalmaktadır. Projenin C20 sınıfı beton yerine C30 sınıfı bir betonla çözülmesi halinde donatıdan, kesit boyutlarından ve yapı ağırlığından sağlanan ekonomi, genellikle beton sınıfının değiştirilmesinden kaynaklanan, maliyet artışını dengelemekte hatta toplam maliyeti azaltabilmektedir. Yapılan bir bilimsel çalışma sonucu, beton sınıfı yükseldikçe deprem bölgesi ve yapı kat adedine bağlı olarak kaba inşaat maliyetinden %5 civarında bir tasarrufun sağlanmasının mümkün olduğu belirlenmiştir [3].
BU NEDENLERLE DAHA GÜVENİLİR, KALICI, KALİTELİ EKONOMİK YAPILAR ÜRETMEK İÇİN EN DÜŞÜK
BETON SINIFINI C30 OLARAK SEÇELİM.
KAYNAKLAR
1. Baradan, B., Yazıcı, H., Ün, H. (2002): “Betonarme Yapılarda Kalıcılık (Durabilite) ” D.E.Ü. Müh. Fak. Yayını No. 298, 282 s., İzmir.
2. Arıoğlu, E., Girgin, C. (2003). “ Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) Üyesi ve Belli başlı Ülkelerdeki Beton Üretiminin İstatistiksel
Değerlendirilmesi”. Hazır Beton, Mayıs 2003, THBB, İstanbul.
3. Koca, C., Karaesmen, E., Erkay, C. (1998). “Beton Basınç Mukavemetindeki Değişikliklerin Yapı Maliyetine ve Kalitesine Etkileri”.
Hazır Beton, Temmuz 1998, THBB, İstanbul.
Kayıtlı

« Yanıtla #1 : 02 Ağustos 2009, 12:33:31 »

Avatar Yok
Yeni Üye
*

Üye Numarası: 105
Kayıt tarihi: 11 Haziran 2009, 01:08:45
Nerden: İstanbul
Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 9
Mesaj Sayısı: 31

Bu tarz bir makale ben de okumuştum zamanında. Belirli bir sınıfa kadar beton sınıfının artması ekonomik bir çözüm oluyor ama daha da arttıkça minimum sınırlar işin içine girebileceğinden beton sınıfının artması maliyeti arttırıyor. Hoş yaklaşım, tıpkı donatıları belirlemede olduğu gibi. Gerekli donatı alanını sağlyacak farklı varyasyonlar vardır ama en ekonomik olanını seçmek gerekir
Kayıtlı

« Yanıtla #2 : 02 Ağustos 2009, 21:47:30 »

Avatar Yok
Kıdemli Üye
****

Üye Numarası: 115
Kayıt tarihi: 13 Haziran 2009, 09:24:59
Nerden: ANKARA
(SAP2000-SAFE-ETABS-STA4CAD-XSTEEL-EXCEL)

Teşekkür Bilgileri
1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Konu Sayısı: 65
Mesaj Sayısı: 416
Site

Bu makaleye statiker müh. olarak cevap vermek gerekirse elime 1987 de (yanlış hatırlamıyor isem)  samsunda yapılan bir cami projesi geldi ve projeyi incelediğimde şok oldum kolonlarda %0.5 donatı vardı ve temelde BÇI donatı kolonlarda ve kirişlerde BÇIII donatı kullanılmıştı. (O zamanlar sanırım temele hiç önem verilmiyordu.) Bir de beton sınıfı c16 idi. Şimdi bunları neden söylüyorum makaleyi okudum güzel hoş ama biz 15-20 yıl önceki projelere bakış açımızla şimdiki arasında oldukça olumlu yönde değişim varken bir de C30 olsun min. beton sınıfı demek oldukça acımasız bir istek olur. Birde biz konutta C30 kullanırsak hastanelerde ve I:1.5 (kullanım amacı) olan binalarda ne kullanacağız merak etmiyor değilim.

Saygılarımla
Kayıtlı

highcivil Üyemiz'in Imzasi
Strength-Stiffness-Ductility-Stability

www.statikproje.com

Bir işin nasıl yapılabileceğini biliyorken, bir başkasının yapamadığını görüp dilini tutmak imkansızdır! Bernard Shaw

« Yanıtla #3 : 04 Eylül 2009, 10:34:36 »

Avatar Yok
Genel Moderatör
*****

Üye Numarası: 364
Kayıt tarihi: 10 Ağustos 2009, 12:20:35
Nerden: bursa
Bilgi Cimriliğe Gelmez!

Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 40
Mesaj Sayısı: 155

1m civarı ve üzeri radye temellerde eğer müteahhit firma isterse C35 lere kadar beton sınıfını çıkarıp analizleri yenilemekteyiz firma olarak, bir çok durumda temel kalınlığının azaldığını ve ciddi ekonomiler sağlandığını gördüm.
Ama tüm yapının C30 çözülmesi için sisteme gerçekten güvenmemek gerekir diye düşünüyorum yoksa şuanki mevcut durumu baz aldığımızda maliyeti arttıran birşeyi üstelik mevcut yönetmeliklerce daha alt sınır kullanılabilirken müşteriye sunmak akıl karı gibi değil.

Ha tabii ki ben de bir proje mühendisi olarak yaptığım yapının uzun yıllar tüm etkilere karşın sapasağlam ayakta durmasını isterim, zaten bu yönde analizlerimiz uygulamalarımız -tabi bu mevcut yönetmelikler dahilinde bir öngörü-ekonomik durumu da göze alma zorunluluğumuzdan,proje beton kalite sınıfını yukarı çekebilmek ancak yüksek beton sınıflarında üretimlerin daha da yaygınlaşması ve alt limitin yönetmeliklerle elimize gelmesi gerekiyor.

Daha kaliteli üretim, daha fazla kaliteli üretim, kaliteyi ucuza mal edilebilmesi bu konudaki işimizi kolaylaştırabilir diye düşünüyorum...
Kayıtlı

« Yanıtla #4 : 04 Eylül 2009, 11:04:57 »

Avatar Yok
Genel Moderatör
****

Üye Numarası: 90
Kayıt tarihi: 06 Haziran 2009, 17:11:53
Nerden: Denizli
Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 22
Mesaj Sayısı: 393
Site

Yukaridaki makaleyi yazan Baradan lisans egitimimde malzeme derslerini aldigim ve cok sevdigim bir hocamizdi, saygin bir akademisyendi. Bununla beraber bu minimum C30 slogani gorus belirten diger arkadaslarimiz gibi bana da biraz abartili geliyor. Beton kalitesindeki artışın inşaat maliyetine etkisinden bahseden 3 numaralı kaynağı da görmek isterdim, cunku ben de Volkan Bey gibi tasima gucuyle birlikte minimum boyutlarin belirleyici oldugunu dusunuyorum. "Ilk maliyeti cok etkilemiyor, o yuzden C30 kullanalim" cumlesine ben de "yeterliyse C25 kullanalim, C30 ile aradaki farkla isi izolasyonunun (ya da en azindan bir bolumunun) maliyetini karsilariz, yakit tasarrufu yapariz" diye cevap veririm.

Cimento Mustahsilleri Birligi ise gayet tabii ki daha fazla cimento tuketimi saglamak icin bu yondeki kongreleri, calismalari finanse edecektir.

Aydın
Kayıtlı

Clausewitz Üyemiz'in Imzasi

« Yanıtla #5 : 04 Eylül 2009, 11:12:50 »

Yönetici
******

Üye Numarası: 3
Kayıt tarihi: 25 Mayıs 2009, 23:15:40
Nerden: Ankara
Teşekkür Bilgileri
1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi

Konu Sayısı: 651 Mesleğiniz: İnş.Y.Müh.
Branşınız: Çelik, Betonarme Yapılar
Mezuniyet Yılınız: 2000
Mezun Olduğunuz Okul: BAU

Mesaj Sayısı: 1523
Site

Öncelikle bu makaleyi tüm projeci ve imalatçı arkadaşların okumasını tavsiye ediyorum. Bunun ile ilgili olarak birkaç şeyin altını çizmek isterim;

Ciddi danışmanlık hizmeti alan ve projelendirme-imalat konularında daha sıkı kurallara sahip olan MSB (Milli Savunma Bakanlığı), yapılarda yerleşim yerine yakın ve beton santraline ulaşımı kolay olan bölgelerden en düşük C30 beton sınıfını kullanmayı kural olarak koymuştur. Kısacası kurum bazında bu makaledeki anlatılanları gözetip uyguluyorlar.

Bunun ile birlikte çelik köprülerde şöyle bir şey başımıza geldi. AASHTO daki koşullar ve ASTM standartları incelendiğince ST37 nin çelik köprülerde kullanılmasının uygun olmadığını öğrenmiş olduk. Daynım faktörünün yanında çelik kalitesinin yorulma ve yapısal bir takım hatalardan dolayı kullandırmadığı anladık. 

Kısacası hem betoanrmede hem çelikte düşük malzeme sınıfını kullanan şansız mühendisleriz. Fakat kurum olarak yada yönetmelik olarak bir sınırlama getirmedikçe bireysel olarak piyasa koşullarında da bişey yapılamaz.

4. derecede deprem bölgesi olan Ankarada birçok binanın C16 olarak hesaplandığını biliyorum...

Yine okuduğum bir makalede şunu hatırlıyorum. Beton sınıflarına göre betona su katılması ve su katıldıktan sonra gerçek dayanımları üzerinde bir araştırma yapmışlar. Araştırma sonucunda düşük mukavemetli betona su katıldığında dayanımın, yüksek mukavemetli betonarmara göre çok daha fazla olduğunun altı çizimiş. EEE su katılmadan beton döken kaç kişi var ülkemizde. ( Bu makaleyi hatırlayan ve elinde olan biri varsa yayınlarsa sevinirim.)

Kayıtlı

I_ELMALI Üyemiz'in Imzasi
www.yapidizayn.net tek sahibi tüm üyeleri !!!
Ben lafa bakarım lafmı diye? Söyleyene bakarım adam mı diye ?

« Yanıtla #6 : 04 Eylül 2009, 11:16:01 »

Yönetici
******

Yas: 32

Üye Numarası: 3
Kayıt tarihi: 25 Mayıs 2009, 23:15:40
Nerden: Ankara
Teşekkür Bilgileri
1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi

Konu Sayısı: 651 Mesleğiniz: İnş.Y.Müh.
Branşınız: Çelik, Betonarme Yapılar
Mezuniyet Yılınız: 2000
Mezun Olduğunuz Okul: BAU

Mesaj Sayısı: 1523
Site

Ben çelik sınıfı ile ilgili bir arge çalışması yapmıştım. Bizim yönetmeliklerimizdeki koşullara takıldığı için yüksek mukavemetli malzeme kullanımının çokta fazla karı olmadığını da gördüm.

Kar değil güvenlik ve kullanım süresi içerisinde dayanımın azalmaması için daha kaliteli malzeme kullanımını destekleyenlerdenim.
Kayıtlı

I_ELMALI Üyemiz'in Imzasi
www.yapidizayn.net tek sahibi tüm üyeleri !!!
Ben lafa bakarım lafmı diye? Söyleyene bakarım adam mı diye ?

« Yanıtla #7 : 02 Nisan 2010, 20:25:11 »

Avatar Yok
Genel Moderatör
*****

Üye Numarası: 885
Kayıt tarihi: 15 Ocak 2010, 14:56:39
Nerden: İstanbul
Teşekkür Bilgileri
1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Konu Sayısı: 85
Mesaj Sayısı: 284

Beton kalitesindeki artışın inşaat maliyetine etkisinden bahseden 3 numaralı kaynağı da görmek isterdim, cunku ben de Volkan Bey gibi tasima gucuyle birlikte minimum boyutlarin belirleyici oldugunu dusunuyorum. "

Aydın Bey ;
Eski bir konu ama bende merak edip benzer bir makale buldum.(ekte)
Makaleden İncelediğim kadarıyla değişik yapı türlerin (çerçeveli , perdeli çerçeveli) hepsi ve 5,7,9 katlı olarak göz önüne alındığında ;

BETONDA
C25/C20 olması halinde  değişim  % -7.0 ile %-2.0 aralığında
C30/C20 olması halinde değişim   % -8  ile % -3.0  aralığında kaldığı belirlenmiştir.

DONATIDA
C25/C20 olması halinde  değişim % -10.0 ile %-2.0 aralığında
C30/C20 olması halinde  değişim % -13.0 ile %-5.0 aralığında kaldığı görülmüştür.


Ayrıca ülkemiz kapsamında hazır beton sevkiyatı mümkün olduğu halde  ; hazır betonun ulaşamdığı bölgelerin çokluğu ve elle veya betonyer ile hazırlanan betonun öngörülen dayanımı da sağlamasının zorluğu gibi parametlere de bulunmaktadır.Bu gibi yerlerde yüksek beton dayanımına göre hesap yapmak bazı sakıncalar doğurabilir.Tasarımda bence bu durumda bir düşünülmelidir.

Buradan benim çıkardığım şudur ; Beton sınıfını yükseltmenin maliyet açısından bir takım değişimler getirdiği açıktır.Ama bu değişimin bağlı olduğu bazı parametler vardır.Özellikle 7 kat ve üzerinde maliyetin dengelenmesi sözkonusu olabilmiştir.
Benim şahsi fikrim ise; C30 betonu beton ve donatıdan ekonomi etmekten ziyade ,betonmare yapıların sürekliliğini (durabilitesini) arttırmak , ileride çıkabilecek işletme maliyetlerini en aza indirmek için kullanılması yönündedir.Ayrıca varsa özel durumlar (alkali silica etkisi , tuz yüklü rüzgarların estiği bölgeler vs.) beton sınıfına karar verilirken göz önüne alınması gereken parametreler olmalıdır.
 
« Son Düzenleme: 02 Nisan 2010, 20:36:06 Gönderen: ytu_hakansahin » Kayıtlı

ytu_hakansahin Üyemiz'in Imzasi
Bilgi sahibi olmadan , fikir sahibi olunmaz.

« Yanıtla #8 : 02 Nisan 2010, 22:16:42 »

Genel Moderatör
*****

Üye Numarası: 106
Kayıt tarihi: 11 Haziran 2009, 12:56:30
Nerden: ANKARA
Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 208
Mesaj Sayısı: 546

Daha önceden de yayınladım diye hatırlıyorum 2003 yılında İmo Ankara da yapılan semineri de okuyun daha kapsamlı bilgi öğrenilebilir.Dosya ektedir.
Kayıtlı

ozcelikmesut Üyemiz'in Imzasi
...
...

Herşeyin metrajı çıkar ama hayatın asla...
Bilgi paylaşıldıkça daha da değerlidir...

« Yanıtla #9 : 30 Nisan 2010, 12:14:11 »

Avatar Yok
Yeni Üye
*

Üye Numarası: 982
Kayıt tarihi: 07 Şubat 2010, 15:35:23
Nerden: istanbul
Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 3
Mesaj Sayısı: 16

Konu hakkında arkadaşların fikirlerini okudum...
Lakin bu makalanin önemli bir kısmı dayanım üzerine değil....dayanıklılık, kalıcılık üzerinedir...
Bu açıdan değerlendirilirse ne kadar doğru bir yaklaşım olduğu olduğu anlaşılacaktır....
Artık ülkemizdeki inşaat mühendisliği eğitiminde dayanım kadar dayanıklılığın ne kadar önemli olduğu anlatıcaktır...anlatılmalıdır...öğretilmelidir.
Kolay Gelsin..
Kayıtlı

« Yanıtla #10 : 05 Haziran 2010, 12:42:26 »

Avatar Yok
Kıdemli Üye
****

Yas: 25

Üye Numarası: 115
Kayıt tarihi: 13 Haziran 2009, 09:24:59
Nerden: ANKARA
(SAP2000-SAFE-ETABS-STA4CAD-XSTEEL-EXCEL)

Teşekkür Bilgileri
1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Konu Sayısı: 65
Mesaj Sayısı: 416
Site

Bir de olaya maliyet üzerinden bakarsak;

Maliyet olarak C20 - C25 ve C30 betonlarının güncel fiyatlarını bilmiyorum ama 2007 fiyatlarını karşılaştırırsak;

http://www.yapirehberi.net/Fiyatguncel.htm adresinden alınan veriler ışığında

Hazır Beton (Mikserli) (KDV hariç)    YTL/m3
Gro1                                      96
Gro2                                     97
C 14                                     98
C 16                                     99
C 18                                            101
C 20                                        104
C 25                                            106
C 30                                            110
C 35                                            111
Şap Betonu                            119
Pompa Ücreti                            8

1000 m3 lük hazır beton ihtiyacı olan bir binada;

C20 olması halinde toplam maliyet: 104 x 1000=104000 TL

C25 olması halinde toplam maliyet: 106 x 1000=106000 TL

C30 olması halinde toplam maliyet: 110 x 1000=110000 TL

4000 TL lik fark zaten beton dayanımından dolayı donatılardan tasarruf edilerek kapatılabilir hatta kâra bile geçilebilir.

Saygılarımla...
« Son Düzenleme: 05 Haziran 2010, 12:44:01 Gönderen: highcivil » Kayıtlı

highcivil Üyemiz'in Imzasi
Strength-Stiffness-Ductility-Stability

www.statikproje.com

Bir işin nasıl yapılabileceğini biliyorken, bir başkasının yapamadığını görüp dilini tutmak imkansızdır! Bernard Shaw

« Yanıtla #11 : 07 Temmuz 2010, 15:51:43 »

Avatar Yok
Moderatör
****

Üye Numarası: 14
Kayıt tarihi: 26 Mayıs 2009, 10:47:44
Nerden: İstanbul
Teşekkür Bilgileri
1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi

Konu Sayısı: 18
Mesaj Sayısı: 216

Volkan bey verdiğiniz değerler için teşekkür ederiz.

1000 m3'lük beton miktarında yaklaşık 4000 lira fark olmakta. Bu miktarda betonla yaklaşık 8-9 katlı, mahal hacimleri de dar olmayan ve bir kat alanı yaklaşık 350-400 m2 olan bir konut yaptığımızı düşünelim. Bu konutta toplam maliyeti bulduğumuzda (betonarme+mimari+tesisat+elektrik+arsa payları), aslında 4000 rakamının çok düşük kaldığı görülecektir. Tabiki ekonomik bina tasarlamak mühendisliğin 3 şartından biri, ancak bence beton dayanımı konusunda farkın düşük olduğu bu kalemde gözardı edilerek C30 seçilebilir ve ayrıca donatıdan sağladığı kazancıda saymıyorum, hatta yok diyelim. Özel yapılarda bazı idarelerin, C25 ile analiz yapıp C30 beton kullanıldığına da rastladım.

Yönetmelik, idare yada proje gerekliliği olmadıkça bu dayanımın kullanılacağını da hiç sanmıyorum. Çünkü müteahhitler, 10 m3'lük beton için sabah anlaştığı beton firmasından vazgeçip, 2 lira az veriyor diye akşam başka firmayla anlaşıyorlar. Keşke ekonomiklikte gösterdikleri bu titizliliği inşaatın uygulamasında da gösterebilseler. İnanın o zaman hiçbir binamız yıkılmaz!!!
Kayıtlı

hmnumanoglu Üyemiz'in Imzasi
İlerleyemeyen gerilemeye mahkumdur...

« Yanıtla #12 : 08 Temmuz 2010, 20:52:53 »

Genel Moderatör
*****

Yas: 26

Üye Numarası: 106
Kayıt tarihi: 11 Haziran 2009, 12:56:30
Nerden: ANKARA
Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 208
Mesaj Sayısı: 546

Arkadaşlar dün Kırıkkale Üniversitesindeki hocam ile görüştüğümde proje dizaynında betonu c30 secerseen kolon kiriş ebatlarını minimum seviyelerde,donatılarında daha da az çıktığını söyledi.Kalıp beton demir işlerini beraber düşündüğünde maliyeti baya ucuz oluyor dedi.Elinde önemli materyal olduğunu düşünmekteyim.Bi aksilik çıkmazsa hafta sonu büyük olasılıkla görüşeceğim ve daha fazla bilgi alarım. Aldığım bilgileri de buraya yansıtırım
Kayıtlı

ozcelikmesut Üyemiz'in Imzasi
...
...

Herşeyin metrajı çıkar ama hayatın asla...
Bilgi paylaşıldıkça daha da değerlidir...

« Yanıtla #13 : 09 Temmuz 2010, 11:04:36 »

Avatar Yok
Genel Moderatör
****

Yas: 33

Üye Numarası: 90
Kayıt tarihi: 06 Haziran 2009, 17:11:53
Nerden: Denizli
Teşekkür Bilgileri

Konu Sayısı: 22
Mesaj Sayısı: 393
Site

Beton sınıfının yapı elemanlarının tasarımına nasıl tesir ettiği bilinmeyen bir şey değil, eğilme elemanlarında (kirişlerde) çok az etkisi var, eğilme ve basınç elemanlarında (kolonlarda) daha etkili. Ama düşey elemanların boyutlandırılmasında donatıdan ziyade yatay ötelenme ön planda zaten.

Neyse, bu laflar havada kalmasın diye bir iki örnekle süsleyelim:

Önce kirişle ilgili basit bit mukayese, 350 kN-m momente maruz 30x60 ebadında bir kirişin C20 ve C30 kullanılması durumlarında ne kadar donatıya ihtiyaç gösterdiği aşağıdaki resimlerde görülüyor.




Hesaplanan donatı miktarını sağlamak için her iki durumda da (örneğin) 7 adet 18 lik donatı kullanılabilir. Yani her ikisinde de aynı donatı. Fiyat farkı az olabilir ama sağlanan fayda da az.

Aşağıda da kolonla ilgili bir örnek, 50x50 ebadında %1 donatı oranına sahip kolonun C20 ve C30 kullanılarak çizilen etkileşim diyagramları:




500 kN ve 1000 kN eksenel yüke tekabül eden moment değerlerini işaretledim, eksenel yük arttıkça moment kapasiteleri arasındaki fark da büyüyor görüldüğü gibi.

Çok basit bir inceleme. Ben hala beton sınıfının artışının kayda değer bir malzeme ve işçilik tasarrufu sağlayacağına dair bir sonuç göremiyorum. reney'in bahsettiği gibi mukavemet değil durabilite amacıyla C30 kullanalım denirse durum farklı, ama o beton yerine şu betonu kullanmak avantaj sağlıyor gibi görünmüyor.

Aydın
Kayıtlı

Clausewitz Üyemiz'in Imzasi

« Yanıtla #14 : 09 Temmuz 2010, 13:04:58 »

Avatar Yok
Yönetici
******

Üye Numarası: 23
Kayıt tarihi: 26 Mayıs 2009, 21:08:17
Nerden: Turkiye
VBA... I Love this game

Teşekkür Bilgileri
1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi

Konu Sayısı: 95
Mesaj Sayısı: 848

Aydın bey bence çok haklı.

Eğilme etkisi altındaki elemanlarda beton sınıfının yüksek olmasının çok fazla bir etkisi olmaz.

Bu nedenle, olsa olsa kolonlarda faydası olur desek.... pratikte zaten sadece eksenel yüklü kolon bulamazsınız. Hatta, kolonların tümü eksenel yük ve çift yönde eğilme momenti etkisi altındadır.

Aydın beyin eklediği resimlerdeki tarafsız eksenin mesafesini gösteren (c) değerleri incelendiğinde, konu daha iyi anlaşılır. (c) değeri kolon ebadına göre zaten az, bir de basınç bölgesi için k1 katsayısıyla çarpıyorsunuz ki, bu değer daha da azalıyor.

C20 için k1 değeri 0,85 C30 için 0,82 ve örneğin C40 için 0,76 dır.

Yapının daha kaliteli bir betonla daha uzun yaşaması, mimari zorluklardan dolayı kesitlerin ufaltılması, statik tesirlerden dolayı .... gibi nedenler yüzünden kullanılabilir ama durup dururken her tarafa C30, C35 yapmanın da lüzumu yok diye düşünüyorum.
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2010, 13:19:51 Gönderen: Haluk » Kayıtlı

Haluk Üyemiz'in Imzasi
==================
Kod anlatılmaz, yazılır..!
Burası Excel vadisi...

==================
Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SimplePortal 2.3.2 © 2008-2010, SimplePortal

Forum Right Top
Forum Left Bottom Forum Right Bottom
 
Right Left
Hoş geldiniz
Beni Hatirla ?
Forum LeftForum Right


Forum İstatistikleri
Toplam Üye: 1467
Toplam Mesaj: 8861
Toplam Konu: 2275
Son Üyemiz: Onur
Forum LeftForum Right


Forum Sponsor:
Right Sponsor
Forum LeftForum Right
Right Right
Right Bottom Left Right Bottom Right